Etkinliklerin İl Genelinde Yasaklanması Nedeniyle Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edilmesi

Etkinliklerin İl Genelinde Yasaklanması Nedeniyle Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 8/6/2021 tarihinde, İsmail Sarıkabadayı ve Diğerleri (B. No: 2016/23696) başvurusunda, Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Başvurucuların yaşadığı ilçedeki mahallede 2016 yılının başlarında Suriye uyruklu göçmenler için geçici barınma merkezinin inşasına başlanmıştır. Valilik, İl Jandarma Komutanlığından gelen istihbari bilgiler ve talep doğrultusunda bir aylık süre boyunca il genelinde, inşa edilmekte olan barınma merkezini protesto amaçlı her türlü etkinliğin yasaklanmasına karar vermiştir.

Valiliğin bu kararı almasında özellikle daha önce Nisan ayında yapılan bu nitelikteki bir etkinlikte güvenlik güçlerine saldırıda bulunulması ve iki güvenlik görevlisinin yaralanması ile PKK terör örgütü yöneticilerinin açıklamaları etkili olmuştur. Bu doğrultuda birçok sivil toplum kuruluşu organizesinde il dışından da gelenlerle birlikte barınma merkezini protesto amaçlı bir etkinlik düzenleneceği yönünde duyum da alınması üzerine başvuru konusu yasaklama kararı verilmiştir. Valilik tamamen aynı gerekçelerle birer aylık periyotlarla dört defa daha il genelinde anılan geçici barınma merkezini protesto amaçlı her türlü etkinliğin yasaklanmasına karar vermiştir.

Başvurucular ilk yasaklama kararına karşı yürütmenin durdurulması talepli olarak iptal davası açmıştır. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucuların bu karara itirazını Bölge İdare Mahkemesi reddetmiştir.

İddialar 

Başvurucular, idare tarafından bir süre toplantı, gösteri yürüyüşü ya da benzer etkinliklerin yasaklanması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 

Mahkemenin Değerlendirmesi

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanımı günlük hayatın akışında belli bir karışıklığa sebep olabilir ve olumsuz tepkilere yol açabilir. Bu durumların varlığı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ortadan kaldırılması için tek başına yeterli değildir.

Somut olayda kamu düzeni ve güvenliği yönünden meydana gelebileceği belirtilen tehlikenin ilin tamamında bir ay boyunca barınma merkezini protesto amaçlı her türlü etkinliğin yasaklanmasını haklı kılıp kılmadığı değerlendirilmelidir.

Bu yönde bir değerlendirme yapabilmek için devletin gerek toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanmak isteyenlerin güvenliğini sağlama şeklindeki pozitif yükümlülüğünü, gerek genel olarak kamu düzeni ve güvenliği ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasına dair yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmesini engelleyecek ve kendisinden kaynaklanmayan istisnai bir durumun varlığı ortaya konmalıdır.

Olayda yalnızca barınma merkezinin protesto edilmesini amaçlayan etkinlikler yasaklanmıştır. O hâlde idare, genel olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirebilecek durumdadır.

Daha önce aynı amaçla yapılan bir etkinlikte güvenlik güçlerine saldırıda bulunulmuş olmasının özellikle bu saldırıya karışmamış olan kişiler yönünden toplantı hakkının barışçıl biçimde kullanılmayacağına dair bir emare olarak kullanılması mümkün görünmemektedir.

Bunun yanında ülkemizin bir gerçeği olan terör örgütlerinin varlığı ve gündemdeki olaylara dair yaptıkları açıklamaların da başvuru konusu yasaklamanın haklılığının değerlendirilmesi bağlamında istisnai bir durum olmadığı açıktır. Üstelik tamamen aynı gerekçelerle yasağın dört defa birer ay uzatılmış olması, söz konusu hususların ne kadar detaylı bir değerlendirmeye tabi tutulduğu konusunda da şüphe yaratmaktadır.

Her halükârda jandarma istihbarat raporunda belirtilen hususların özellikle barınma merkezinin inşa edildiği alanda merkeze zarar verilmesini önlemek adına bir yasaklamayı gerektirdiği kabul edilebilecek olsa dahi ilin tamamında böyle bir yasağın haklılığını ortaya koymaktan uzak olduğu anlaşılmıştır.

Valiliğin barınma merkezini protesto amaçlı her türlü etkinliğin yasaklanmasına dair kararında yarışan değerler arasında adil bir denge kurulmamıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir